Uluslararası Müzik Hukuku I Analiz

Dijital müzik ekonomisinin gelişmesiyle birlikte, müzik endüstrisinde kullanılan sözleşmeler de önemli ölçüde dönüşmüştür. Klasik anlamda "record label sözleşmesi" olarak adlandırılan yapılar artık yalnızca bir ses kaydının üretilmesini veya dağıtımını düzenleyen metinler değildir.

Günümüzde bu sözleşmeler; dijital platformlar, çevrimiçi yayın hizmetleri, metadata yönetimi, içerik tanımlama sistemleri (Content ID), sosyal medya kullanımları, küresel lisanslama modelleri ve yapay zekâ uygulamaları gibi birçok farklı hukuki ve ticari alanı kapsamaktadır.

Hanny Naibaho Live Concert with phones and blue purple lights

Bu dönüşüm, uluslararası uygulamada tek tip bir "record deal" anlayışının ortadan kalkmasına neden olmuştur. Bugün sektör içerisinde;

* Record Label Agreement,

* Recording Agreement,

* Distribution Agreement,

* Licensing Agreement,   

* Producer Agreement,

* Artist Management Agreement,

* Publishing Agreement

gibi birbirinden farklı amaçlara hizmet eden çok sayıda sözleşme tipi kullanılmaktadır.

Dolayısıyla modern müzik hukukunda hazırlanan her sözleşme, yalnızca tarafların ticari ilişkisini değil; aynı zamanda uluslararası telif hukuku, komşu haklar, dijital platform uygulamaları ve farklı hukuk sistemleri arasındaki dengeyi de gözetmek zorundadır.

Uluslararası Hukuki Çerçeve

1. Bern Konvansiyonu

Edebî ve Sanat Eserlerinin Korunmasına İlişkin Bern Konvansiyonu, uluslararası telif hukukunun temelini oluşturur.

Başlıca ilkeleri:

* eser korumasının tescile bağlı olmaması,

* ulusal muamele ilkesi,

* asgari koruma standartları,

* eser sahibinin manevi haklarının tanınması.

Bugün hazırlanan uluslararası müzik sözleşmelerinin önemli bölümü doğrudan veya dolaylı olarak Bern sistemine dayanır.

2. WIPO Copyright Treaty (WCT)

WIPO Telif Hakları Anlaşması, Bern sistemini dijital çağın ihtiyaçlarına uyarlamıştır.

Özellikle;

* dijital çoğaltma,

* internet üzerinden iletim,

* "making available" (erişime sunma),

* çevrimiçi kullanım hakları

bakımından uluslararası standartları oluşturmuştur.


3. WIPO Performances and Phonograms Treaty (WPPT)

WPPT ise;

* icracı sanatçıları,

* fonogram yapımcılarını,

* ses kayıtlarının dijital kullanımını

uluslararası düzeyde koruma altına almaktadır.

Özellikle streaming ekonomisinin gelişmesiyle birlikte WPPT hükümleri record label sözleşmeleri açısından büyük önem kazanmıştır.

Record Label Tools Blue Font

Record Label Sözleşmeleri Artık Neleri Düzenliyor?

Günümüzde uluslararası sözleşmeler yalnızca hak devrine ilişkin değildir. Modern record label sözleşmeleri çoğunlukla;

* master kayıtlar,

* dijital dağıtım,

* DSP'ler (Spotify, Apple Music vb.),

* YouTube ve Content ID,

* metadata,

* sosyal medya kullanımları,

* tanıtım faaliyetleri,

* gelir paylaşımı,

* muhasebeleştirme,

* denetim hakları,

* yapay zekâ uygulamaları

gibi birçok konuyu birlikte düzenlemektedir.

David Hockney Photo Credit : Jonathan Wilkinson. Blue green art lake and tress and reflections

Manevi Haklar

Uluslararası sözleşmeler hazırlanırken en fazla hata yapılan alanlardan biri manevi haklardır. Türkiye hukukunda manevi haklar devredilemez. Bununla birlikte belirli kullanımlar bakımından izin verilmesi veya muvafakat gösterilmesi mümkündür. Bu nedenle uluslararası sözleşmelerde yer alan "moral rights waiver" hükümleri Türk hukukuna doğrudan çevrilmemeli; uygulanacak hukuk dikkate alınarak yeniden değerlendirilmelidir.

Bu konu özellikle;

* Türkiye,

* Avrupa Birliği,

* Birleşik Krallık,

* Kanada,

* Amerika Birleşik Devletleri

bakımından önemli farklılıklar göstermektedir.

Next
Next

International Music Law I INSIGHT